Miras Hukuku · 21 Eylül 2026 · 2 dk

Vasiyetname düzenleme şekilleri

Türk hukukunda vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğurması amacıyla tek taraflı irade beyanıyla düzenlenen bir ölüme bağlı tasarruf belgesidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, vasiyetnameyi üç temel biçimde düzenlemektedir.

Resmî vasiyetname; noter, sulh hâkimi veya yetkili diğer bir görevli huzurunda, iki tanık eşliğinde düzenlenir. Mirasbırakan arzularını resmî memura bildirir, yazılan vasiyetnameyi okuyup imzalar ve iki tanık önünde son arzusu olduğunu beyan eder (TMK m.533-534). Okuyamayan veya imzalayamayanlar için ayrı usul vardır (m.535).

El yazılı vasiyetname ise başından sonuna kadar miras bırakanın kendi el yazısıyla kaleme alınmalı; tarih ve imza içermelidir. Makine yazısı, bilgisayar çıktısı veya başkasının el yazısı bu biçimi geçersiz kılar.

Sözlü vasiyetname yalnızca olağanüstü hâllerde —yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş koşulları gibi durumlarda— başvurulabilecek olağanüstü bir vasiyetname türüdür. Bu hâlde miras bırakan, son arzularını iki tanığa sözlü olarak bildirir; tanıklar beyanı derhâl yazıya geçirerek sulh veya asliye hukuk hâkimine verir ya da hâkime bildirip tutanağa geçirtir (TMK m.540). Olağanüstü hâlin ortadan kalkmasından itibaren bir aylık süre içinde diğer vasiyetname biçimlerinden biriyle yenilenmezse sözlü vasiyetname kendiliğinden geçerliliğini yitirir.

Şekle aykırılık hâlinde vasiyetname, iptal davası yoluyla hükümsüz kılınabilir (TMK m. 557 vd.). Vasiyetname düzenlemeden önce hukuki gerekliliklerin eksiksiz yerine getirilmesi, ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyici önem taşır.

VASİYETNAMENİN 3 BİÇİMİ

Tüm yazılar