Usul Hukuku · 2 Ekim 2026 · 2 dk
İşe iade davası şartları ve süreleri
İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçilerin haksız feshe karşı başvurabileceği temel hukuki yollardan birini oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için belirli koşulların bir arada bulunması gerekmektedir: işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması, işyerinde en az otuz işçi istihdam edilmesi, ilgili işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması ve işletmenin aynı kanun kapsamında değerlendirilebilir nitelikte olması bunların başında gelmektedir.
Feshin geçerli bir sebebe dayanmaması hâlinde işçi, işe iade davası açma hakkını kazanmaktadır. Bu noktada süre son derece kritik bir öneme sahiptir: 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde öncelikle arabulucuya başvurulması zorunludur. Buradaki bir aylık süre takvim ayı olarak hesaplanır; iş günü esasına göre uzatılamaz. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması hâlinde ise son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Bu sürelerin kaçırılması hak düşürücü sonuç doğurmaktadır.
Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde mahkeme, çalıştırılmadığı süre için işçiye ödenecek en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ile işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminatı aynı kararda parasal olarak belirler. İşçinin kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurması, işverenin ise başvuru üzerine bir ay içinde işe başlatması gerekir.
İşe iade talebinde süreler kısadır.