Usul Hukuku · 28 Ekim 2026 · 2 dk

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası hakkında genel bilgi

Paylı mülkiyette bir taşınmazın birden fazla kişiye ait olması, paydaşlar arasında zaman içinde kullanım, yönetim ve gelir paylaşımı bakımından uyuşmazlıklara yol açabilir. Hukuk düzeni bu hâlde paydaşlara, belirli koşullarla ortaklığın sona erdirilmesini isteme imkânı tanır (TMK m.698). Bu hak mutlak değildir. Hukuki bir işlem gereği veya malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunabilir; ayrıca uygun olmayan zamanda paylaşma istenemez.

Paylaşma biçiminde paydaşlar anlaşamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur ve bedel paydaşlar arasında bölüşülür (TMK m.699). Satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılması ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m.699/3).

Uygulamada sık karşılaşılan noktalardan biri, davanın, davacı dışındaki diğer paydaşlara karşı birlikte yöneltilmesi gerektiğidir. Bir diğer önemli ayrım, paylı mülkiyet ile miras gibi elbirliği mülkiyeti arasındaki farktır. Bu iki rejimde hak sahipliğinin niteliği ve dava süreci farklı değerlendirilir.

Her somut durumda sonuç; tapu kaydı, taşınmazın niteliği ve varsa takyidatlara göre değişebilir. Bu nedenle genel ilkeler, tek başına bir dosyanın nasıl sonuçlanacağına dair kesin bir öngörü oluşturmaz.

Paylı mülkiyette paylaşma istenebilir; kanundaki istisnalar saklıdır.

Tüm yazılar